2 Mart 2015 Pazartesi

izmir karşıyaka'da iki kedinin eziyet edilerek öldürülmesi

2 gün önce yine izmir'de 2 sokak kedisi eziyet edilerek vahşice katledildi. ufuk günaydın olayı kadar ortalığı ayağa kaldırmama nedeni muhtemelen katledilme görüntülerinin bulunmamasıdır. göz görmeyince gönül bulanmıyor demek ki. gözü görmese de gönlü bulanan azınlık alttaki görsellerle birlikte linkteki örnek dilekçeyi olaya uyarlayarak bu emaillere göndersin, bu vahşeti gerçekleştiren yaratıkların bulunmasını ve müeyyide uygulanmasını sağlasın. bu kedicanların hakkı hepimizin boynundadır, mutlaka bu canların yaşam hakkının ellerinden alınmasının hesabını sormak gerekmektedir. herkes mutlaka belirttiğim şekilde şikayet yoluna gitsin. 
SAHİPSİZ HAYVANLARA EZİYET EDENLERİ ŞİKAYET DİLEKÇESİ 

olayın faillerinin bilinmemesi hasebiyle dilekçeye şu bilgiler de eklenecektir: "dilekçeye olayın ayrıntılarını detaylı olarak ekleyerek, mobese görüntülerine dair detayları da ilave etmeniz (görüntülere nasıl ulaşılabileceği, olay saati, tarihi belirtilecek, görüntüler elinizdeyse bu kayıtlar ilişikte bir dosya içinde sunulur) ve söz konusu hayvanlara eziyet ederek öldürmek suretiyle, hayvan haklarını ihlal eden şahsın/şahısların bulunmasını ve dilekçede belirtilen yaptırımların uygulanmasını talep etmeniz gerekmektedir.
faili bilinmeyen olaylarda  tek fark şahsın/şahısların açık adres ve kimliğinin bilinmiyor olmasıdır ki, belirttiğim şekilde il orman ve su işleri müdürlüğüne başvurmanız halinde müdürlük emniyetle bağlantıya geçerek şahsı tespit eder ve de ilgili yaptırımları uygular."
dilekçenin gönderileceği emailler bunlar: izmir@ormansu.gov.tr, bolge4@ormansu.gov.tr, dkmp@ormansu.gov.tr, muzuner@ormansu.gov.tr, hbinboga@ormansu.gov.tr , mozkaya@ormansu.gov.tr
şikayeti bu emaillerin yanısıra buradan da iletin mutlaka: http://www.bimer.gov.tr/Forms/pgApplication.aspx
ek: yine izmir deme sebebim izmir'in bir hayvan hakları ihlali şehri olmasıdır. izmir kadar hayvan haklarının ihlal edildiği 2. bir şehir yoktur. bu yönüyle gelişmiş olmasına rağmen hayvan sevgisi bulunmayan sevgisiz insanlardan oluşup, en fazla hayvan hakları ihlal edilen şehir olması hasebiyle azerbaycan'la durumu çok benzeşmektedir, özellikle kardeş şehri bakü'yle. yani her iki şehir de gelişmiş olduğu halde akla hayale sığmayacak şekilde yoğun bir hayvan hakları aykırıklarına sebebiyet vermektedir. bunun nedenini halen bulamadım.
olayı tespit eden şahıs bu: https://www.facebook.com/monoman35?fref=ts 
özellikle alttaki açıklamasında yazmış olduğu "çok çaresiz hissediyorum" ifadesi kalbimi burktu. gerçekten hayvan haklarını detaylı olarak bilmeyen hayvanseverlerin bu tür durumlarla karşılaştığında yaşadığı, ne yapacağını, nereye başvuracağını bilmemenin getirdiği çaresizlik son derece üzücü oluyor. bu nedenle toplumun tamamını hayvan hakları ve ihlallerine dair bir an önce bilinçlendirmek gerek. benim bilindiği üzere sosyal ağlarda hesaplarım yok, bu yüzden fb hesabı olan hayvan haklarına duyarlı şahıslara bu şahsı ekleyerek destek vermelerini önermekteyim. 















28 Şubat 2015 Cumartesi

ankara'da tecavüz edilen, beli kolu kırılıp öldürülen tavşan olayına dair güncel bilgiler

bu olay beni çok fazla etkiledi, bu kadar üzüldüğüm olay azdır, bir bu can, bir de azerbaycan'da bir köpeğin dövülerek öldürülmesi - bu iki olay beni mahvetti. rabb'imden en büyük dileğim bu canı bu hale getiren o aşağılık çocuğun bu candan bin kat beter duruma gelmesi, bunu tüm kalbimle diliyorum rabb'imden. inşallah, duam kabul olur allah (c.c.) katında. bu aşağılık çocuğun şerrinden kurtulması mümkün değil zira başka türlü, bu hayvanların. yaptırımsız kalmanın verdiği cesaret ve teşvikle, bu insanlık defosu çöplük çocuğun hayvana yönelik işkence, eziyet, tecavüz ve her türlü vahşetine devam ettiğinden kriminoloji uzmanı bir hukukçu olarak eminim. bu arada tekrar belirteyim hkk kabahatler değil, tck kapsamında olsa bu aşağılık çocuk yaptırımsız bırakılmazdı. 


  • hatırlanacağı üzere geçtiğimiz sene ankara'da böyle bir menfur olay yaşanmıştı: ANKARA'DA TECAVÜZ EDİLEN, BELİ VE KOLLARI KIRILARAK ÖLDÜRÜLEN TAVŞANA DAİR ŞİKAYET DİLEKÇESİ
  • ilk aşamada olayın tanığı medar hanım'ın orman ve su müdürlüğüne bizzat giderek yaptığı şikayet bu kurum tarafından değerlendirilmemiş, tipik memur zihniyeti ile baştan savma davranılmış, olayla ilgilenilmemişti bile.
  • olaydan haberdar olunca hemen linkteki şikayet dilekçesi tarafımdan hazırlanmış ve yoğun katılımla şikayet yoluna gidilmişti, bunun üzerine toplumda infial oluştuğu için bu kurum bir zahmet konuyla ilgilenmeye başlamıştı. şimdi sorun şurada, bir kanunun uygulanması, hele de bu kanun baştan sona bir canlının yaşam hakkını ilgilendiriyorsa, idari kurumlara-tipik memur zihniyetlilere verilmez. bu kanunun uygulanacağı yer mahkeme olmalı, adli kurumlar olmalı. çünkü bu memur zihniyetliler, sürekli bu kanunu uygulamaktan kaçınmakta, sorumluluk almamakta, memur oldukları için, bir an önce bilgisayar oynayarak, örgü örerek, sohbet ederek akşam 16:30 olsun de eve kaçayım, düşüncesizliği içindeler ve canların yaşam hakkı ihlalleri ile zerre ilgilenmemekteler, bir tavşanın tecavüz edilerek, beli ve kolları kırılarak öldürülmesi olayı ise, bunlar için "akşam ne yemek pişirsem" düşüncesi kadar bile önemli değil, bu varlıkların günlük yaşam akışında en son yerde bile değil. bu yüzden yıllardır belirttiğim üzere bir an önce yapılması gereken hkk'nun tck'ya alınması ve hayvan hakları ibaresinin anayasa'da yer alması. bu iki husus düzenlene kadar hayvan hakları ihlalleri artarak devam edecek, canlara yönelik ihlaller yaptırımsız kalacak.
  • şimdi bu olayla ilgili şikayet sonuca bağlanmadı. gerekçeleri aşağıda yer almakta, yukarıda belirtilen sorundan kaynaklı bir memur umursamazlığı yüzünden bu vahşet yaptırımsız kaldı. çünkü bu kadın ve oğlunun telefonuna ulaşamadılar, hat kapanmış (gsm şirketinden bu kapanmış olan hat sahibinin adres ve kişisel bilgilerini almak çok zormuş gibi) ve kadının tavşanın alınması için hayvanseverlere verdiği adres de yanlış çıkmış (kadın yanlış adres söylemiş tavşanı almak için gelecek olan hayvanseverlere, bir ceza almamaları korkusuyla, hayvanseverler eve doğru yoldayken, apar topar arayıp tavşanı taksi durağına bıraktığını belirtmiş bu pisliğin annesi çöplük kadın, hayvanseverler bu tavşanı taksi durağından alıp kliniğe götürmüşler, bu yüzden bu çöplük kadının verdiği adres yanlış, ancak yine belirttiğim gibi sanki bu aşağılık kadın ve geberesice oğlunun adreslerini karakol ve gsm şirketinden tespit etmek, bu çocuk özel öğrenim gördüğü için adı sanı belli olan bu pedofillere denk gelesicenin okuduğu özel okuldan bilgilerini (adres ve kişisel) almak çok zormuş gibi, sonuçta ankara'da en fazla 2 özel durumlular için eğitim veren okul vardır, 50 tane değil, bu 2 - 3 okuldan 12-13 yaşlarında y...p adlı bu pislik çocuğu bulmak muhtemelen bu dünyadaki en kolay iş, ama tembel yetkililer bunu yapmamakta, rahatlarını bozmamaktalar).
  • sonuç olarak aylar önce yoğun katılımla internet üzerinden ve ıslak imzalı olarak şahsen/bizzat/elden teslim ettiğimiz en üstteki şikayet dilekçemize hiçbir yanıt gelmeyince, altta ilk sıradaki görselde yer alan yeni şikayeti yaptık (hadi, artık bir zahmet şikayetimizi değerlendirin, şeklinde), yerel hayvan koruma görevlisi arkadaşımla. 
  • bu şikayete de alttaki abuk subuk, vicdan sahibi gerçek insanlar tarafından verilmeyecek yanıtlar geldi. bizler bu kadar çabalarken bu olaya yaptırım uygulansın, tavşanın hakkı aransın diye, yaptırım uygulamaya yetkili makamların bu saçma sapan yanıtları insanı gerçekten çok üzüyor, zira o kadar anlamsız, yalan, çabasız, sudan sebepler ki, insan dehşete kapılıyor. kolayca bu çocuk ve annesinin kişisel ve adres bilgileri bu kurumlar tarafından öğrenile/tespit edilebilecekken, bu yapılmıyor, bu canın tüm vebali görevini savsaklayan bu şahısların üzerindedir. olaya yaptırım uygulanmaması sizi de rahatsız ediyorsa, alttaki başvuru metnini siz de BİMER BAŞVURU şuradan gönderip, bu kurumları bir kez daha yaptırım uygulamaya, bu anne ve çocuğun adres ve kişisel bilgilerini tespit ettirmeye zorlayın.