8 Aralık 2014 Pazartesi

AZERBAYCAN / BAKÜ VE SUMGAYIT ŞEHİRLERİNDE SOKAK KÖPEKLERİNE YÖNELİK KATLİAM


Azerbaycan/Bakü/Papanin bölgesinde ve Sumgayıt'ta sokak hayvanları idari kurum çalışanları tarafından tüfeklerle ateş açılarak, sokak ortasında öldürülmekte, sahipsiz sokak hayvanlarının öldürülmesinden rahatsız olup, şikayet yoluna giden hayvansever kadınlar ise polis şiddetine maruz kalmaktadır.
görme engelliler için açıklama: fotolarda beyaz bir araç var, üzerinde bakü büyükşehir belediyesi yazıyor
diğer fotoda bu aracın içine öldürülerek atılmış sarı bir köpek görülüyor.
üçüncü fotoda belediye çalışanları mevcut, belediye üniformalı, üniformada belediye çalışanı olduklarına dair yazılar var, bu köpekleri öldüren varlıklar, ellerinde sigara var, umursamazca. son fotoda yine belediye çalışanı köpeklerin öldürüldüğü yerde görülüyor, saldırgan tavırlı, bir de bir kadın var, olayı önemsemeden yoluna devam eden, zira belirttiğim gibi azeri toplumu hayvan sevmez.
azerbaycan'da hayvan hakları ihlalleri son sürat devam etmekte, hem türkiye, hem de dünya aktivistleri halen bu vahşetlere göz yummaktadır. 
azerbaycan'da sokak köpekleri sorunu kısırlaştır, aşılat, yaşat ilkesinin tam zıttı bir prensibe bağlı olarak "çözüme kavuşturulmakta", sokak köpekleri idari kurumlara bağlı çalışanlar tarafından resmi olarak, resmen devlet eliyle öldürülmekte, güpegündüz sokak ortasında en ilkel yöntemle - tüfeklerle vurularak yaşam hakları ellerinden alınmaktadır. 
sosyal ağlarda bir araya gelerek sokak hayvanlarının bu şekilde vahşice öldürülmesine karşı mücadele etmeye çalışan azeri hayvanseverler kolluk kuvvetlerinin kaba tavırları ile karşılaşmakta, bu varlıklar tarafından şiddete maruz kalmaktadırlar.
bilindiği üzere ben azeri asıllıyım, daha önce de birkaç kez belirttim, kültürü, seviyesi, modernliği ile en gelişmiş toplumlarla yarışan azerbaycan halkının, hayvan sevgisinde üçüncü dünya ülkeleri ile başabaş gitmesine anlam veremiyorum. öyle ki, bu herkesçe bilinen durumu yakinen şahit olan çok sayıda azeri bana hayretler içinde azeri olduğuma inanamadıklarını söylüyorlar, "azeriler hayvan sevmez, azeri olduğunuza inanamıyoruz" diyorlar. ben de inanamıyorum açıkçası, zira azeri toplumunun çok büyük bir kesimi anlam veremediğim şekilde, hayvan hakları için mücadele etmeyi geçtim, hayvan sevgisine sahip olmaktan bile mahrum.


bu ülkedeki azınlık olan hayvanseverlerin gruplarına bu sosyal ağlardan ulaşılabilir: SAHİPSİZ HAYVANLARIN ÖLDÜRÜLMESİNE DUR DE GRUBU
ve https://www.facebook.com/groups/friends.baku/ 
bu gruplardan bu ülkedeki hayvansever azınlıkla irtibata geçilebilir, destek verilebilir. 
@AzerbaijanPA - bu twitter adresinden cumhurbaşkanlığına tepki gösterilebilir, sokak hayvanı zulmüne son verilmesi, sokak hayvanlarına yönelik üreme kontrolü sağlanması, kısırlaştırılıp, aşılatılıp, yaşatılması önerilebilir. 
uluslararası baskı son derece önemlidir, mutlaka bu yola gidilmesi gerekmektedir. 

en altta türkçe özetini çıkardım, okunabilir.

Türkçe Özet: 
Sokak köpeklerinin ateş açılarak öldürülmesine karşı çıkan kadınlar şiddete maruz kaldıklarını bildirdiler. Sumgayıt'ta ikamet eden Lada Penkova Bizizmyol gazetesine başvuruda bulunarak Sumgayıt'taki 4 numaralı karakolda dövüldüğünü belirtmiş. L.Penkova bu olayların 15 Ekim'de gerçekleştiğini anlamış, buna göre Ayten isimli arkadaşıyla altta fotoları da bulunan şahsın sokak ortasında kendisi belediye çalışanı olarak tanıtarak sokak köpeklerini tüfeklerle ateş açarak öldürmesi üzerine karakola şikayette bulunmaya gitmiş. Şikayet için gittiği karakolda bu iki hayvanseverle köpeklerin hakkını aramaları sebebiyle önce dalga geçilmiş, arkasından tüm karakol çalışanları tarafından dövülmüşler. İşgöremez raporu almak için başvurdukları hastane çalışanları ise "karakoldan birileri gelirse ancak o zaman bu raporu verebileceklerini, aksi takdirde vermeyeceklerini" belirterek işgöremez raporu vermekten kaçınmış, bu iki hayvansever kadın, idari kurumların ve özel kurumların birbirini desteklemesi sonucunda sanki hiç böyle bir olay yaşanmamış gibi ortalıkta kalmışlar. 

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Azerbaycan hükümetinin diktatör tavırlardan kurtularak hem vatandaşına, hem de sahipsiz sokak hayvanlarına itina ve şefkatle yaklaşması gerekmektedir. Asıl yapılması gereken ise babadan oğula demokratik kurallara aykırı bir şekilde geçmiş bulunan, ta 90'lı yıllardan itibaren sıkı bir şekilde devam etmekte olan bu aliyev'ler hanedanlığının yıkılması, yerine demokrasiye saygı duyan, baskıcı bir ortamda sağılan muti oylarla değil, seçimle yönetime gerçek demokratların, seçilmesidir.  

5 Aralık 2014 Cuma

HAYVAN HAKLARI ve LOKASYON

sitede bir süre önce, en alt kısımda "acep hayvan haklarına en duyarlı il hangisi, hangi ilden daha çok ilgi var siteye, dolayısıyla hayvan haklarına, hayvanları sevmekle yetinmeyip hakları için de çaba göstermek, uğraşmak, öğrenmek, bilinçlenmek isteyenlerin yoğun olarak bulunduğu iller hangileridir?" diye merak etmem hasebiyle site ziyaretçi lokasyonu amaçlı eklemiş bulunduğum bir eklenti yer almakta. 
blogspot temelli sitenin istatistikler bölümünde site ziyaretçilerinin ülkeleri yer almaktaysa da, şehir bulunmamaktaydı. bu yüzden şehir belirten bu eklenti amacauygun oldu.
çok detaylı inceleyememekle birlikte, hızlı bir değerlendirme yapmam gerekirse, durum şu şekilde:
türkiye'de, bu siteye, dolayısıyla hayvan haklarına en çok ilgi gösteren iller sırasıyla bunlar.
ilk üç muhtemelen nüfus yoğunluğundan dolayı:
ankara
istanbul
izmir
sakarya
bursa
batman
mardin
diyarbakır
hatay
eskişehir
uşak
kocaeli
giresun
konya
antalya
kütahya
adana

konuyla ilgili yeni ve güncel tespitler eklenecek, konu sıklıkla güncellenecektir. 
bu arada hayli uzun bir süredir yapmakta olduğum, sokak ve barınaklarda bulunan sahipsiz kedi/köpekler için mama ve terk edilen/kurtarılan tavşanlar için tavşan yemi bağışını, yeni yıl itibariyle tamamen doğu ve güneydoğu illeri ile kendi ülkem olan azerbaycan'a kaydırmayı planlamaktayım. özellikle azerbaycan'daki canlara hem besleme, hem de ksıırlaştırma yardımında bulunacağım inşallah. zira bu ülkede maalesef sokak hayvanlarına yönelik kısırlaştırma ve besleme işlemlerini/eylemlerini idari kurumlar asla yapmamaktadır, kanunlarda da yer almıyor olması hasebiyle. gönüllü veterinerler bu ülkeye giderek sokak hayvanı kısırlaştırsa mükemmel olurdu. umarım en kısa zamanda sınır tanımayan doktorlar gibi sınır tanımayan veterinerler de ortaya çıkar ve hayvan haklarına önem verilmeyen ülkelerde gönüllü kısırlaştırma/tedavi süreçlerini başlatır ve yürütür ve de yönetir.