31 Mart 2013 Pazar

askeriyede hayvan hakları - 1


vefalı can, hastayken kendisini tedavi ettiren rakomelo'yu yolcu ederken
askerlikte, asker kişilerin bulunduğu, askeri amaçla ayrılmış bulunan, kullanılan her yerde hayvan dostlarımıza yönelik yaklaşımın tarafımdan merak edilmekte olup, araştırıldığı yaşamsal önemi haiz temel unsurlar.
askeriye denen, metin gündayın da karşı olduğu üzere, antidemokratik bir şekilde kendisine ait yargı sistemi bulunan (askeri ceza yargısı, askeri idari yargı), hiç bir demokratik ülkede bulunmamasına rağmen türkiye'de ısrarla devam ettirilen zorunlu askerlik uygulamasına yer veren sistemde, antimilitarist biri olarak olması gerektiği gibi diyemeyeceğim, insan haklarının hemen hemen bulunmadığı, bu yönüyle hayvan haklarına yönelik haklı ve yerinde endişelerimin mevcut olduğu yer/süreç.
vicdani reddi savunmaktan öte, zorunlu askerlik denen bir kavramın bulunmaması ve uygulanmaması gerektiğini savunmakta ve düşünmekteyim. halihazırdaki uygulama zorunlu askerliği dayattığına göre, bu durumda profesyonel askerlik uygulamasına tamamen ve tam olarak geçilene kadar vicdani reddi doğru bulduğumu, desteklediğimi de belirtmek isterim.

girizgahtan sonra sadede ve asıl ilgi alanıma gelirsem, olay şöyle oldu:
"bir kaç ay önce blog'dan tarafıma ulaşan bir asker bulunduğu askeri birlikte hayvanlara yönelik eziyet ve kötü muamelelerden bahsederek yardım istemişti. anlattıklarına göre, çok sayıda er tarafından başka bir birlikte doğum yapan annenin alınarak söz konusu askerin birliğine getirilen yavru köpeciklere eziyet edilmekte ve son derece kötü davranılmaktaydı. bu duruma hayvansever olan ve bahsi geçen köpecikleri çok sevip sahiplenen, her lokmasını onlarla bölüşecek, onlara güvenli bir yer ve yatak yapacak, sürekli ilgilenip oynayacak kadar çok önem veren bu asker son derece üzülmekteydi. üst görevlerdeki rütbelilerin duruma yönelik yaklaşımını sorduğumda, aldığım yanıt "rütbeliler hayvanlara sevgiyle yaklaşılmasına karşılar, tam tersine erlerin tekmelemesini, kötü davranıp yavruları ağlatmasını hoş görüyor, destekliyorlar" şeklindeydi. buna göre, bu rütbeliler hayvana sevgiyle yaklaşan erleri küçümsemekte, hayvan sevgileri nedeniyle hor görmekte, sevgi ve şefkat göstermelerini zayıflık olarak addetmekteydiler. ayrıca yavrulara kötü davranmanın yavruların vahşileşerek sert büyümesine, sevgisiz ve saldırgan köpeklere dönüşmesine yardımcı olacağını düşünmekteydiler. iletişime geçen asker, "elimden bir kaza çıkacak, askerliğim yanacak diye çok endişeliyim" diyordu. bu olay ve rütbeli askerlerin hayvan sevgisine sahip askerlere olumsuz, hayvan düşmanlığına sahip askerlere olumlu yaklaşmasına epey kızıp üzülmüştüm. anlattığı olay tipik hayvana sahibi tarafından eziyet edilmesi şeklinde hayvan hakları ihlalini oluşturduğundan, kendisine şikayet yollarını göstererek mutlaka askerliği bitmeden ilgili şahısları şikayet ederek yaptırım uygulanmasını sağlamasını ve anne köpeği kısırlaştırmasını önerdim.
bu olay aklıma takıldı, hayli uzun süredir aklıma geldikçe aynı şekilde etkilenir, üzülürüm canlar adına. yalnızca o askeri birliğe özgü müydü bu hayvan düşmanı yaklaşım ve hayvan düşmanlığı içeren olaylar, hayvan hakları ihlalleri, yoksa tüm birliklerde durum aynı mıydı merak etmekteydim. ta ki, bir kaç gün önce yazarı olduğum ekşisözlük'te rakomelo adlı yazarın ilgili entry'sini görene kadar. buna göre, halihazırda asker olan bu yazar askeri birliğinde herkes tarafından çok sevilen, hastalandığında komutanları tarafından özel olarak ilgilenilip tedavi ettirilen köpekcandan bahsetmekte, resimlerini de paylaşmaktaydı.
bu entry'yi okuyunca bana iletilen ilk olumsuz olayın tam tersine candostlarımıza sevgi ve şefkatle yaklaşılan, bu yaklaşımın komutanlar tarafından takdir edildiği askeri birlikler olduğunu da görmek şahsımı mutlu etti. ta ki, kendisine bu durumu sorana kadar. meğer bu yazar askerliğini farklı bir ülkede yapmaktaymış, bu hayvan dostu yaklaşım da bu durumda ülke farkı nedeniyle oluşmuştu tarafıma göre.
özetle, bu yazar arkadaşın, bulunduğu askeri birlikteki asker arkadaşlarının, komutanlarının bu hayvan dostu yaklaşımı son derece hoşuma gitti, kendilerini takdir etmekteyim bu güzel davranışları nedeniyle.

önemli: ayrıca, askerlik hizmeti yürütmekte olup, askeri birliklerde bulunan canlara yönelik olumsuz davranışlar tespit eden, buralarda kötü muamele ve eziyet gören canlarla ilgili bilgi sahibi olanların tarafımla bu yazı altındaki yorum bölümünden iletişime geçerek bu hukuka aykırılık hallerinde takip edilecek olan hukuki yolları öğrenmelerini önermekteyim. "
http://www.turseng.com/...yvan-haklari-olumlu-ve.html - bu yazı kendi hayvan hakları blog'umdan alıntıdır.
yazı ve resimler linkte.



not: resimler rakomelo'ya aittir. 

nusr - et

"sözlükte aleni şekilde viral reklamı yapılan ve bu yönüyle adını görmenin bile normal, ortazekalı ve makul kimseleri irrite ettiği kasaptan bozma lokanta.
"sizin için etin yumuşak olması önemliyse dry-aged ribeye steak, t-bone steak ya da new york steak gibi süt ve tahıllarla beslenen süt danası ürünlerden seçin."
http://www.timeoutistanbul.com/...house-furyas%c4%b1/ - diyor et uzmanları.
buna göre, t-bone steak ve new york steak ürünleri süt danası ürünleridir ki, bu iki ürün de nusr-et denen mekanın menüsünde yer almaktadır.
buna göre, bu iki çeşit et yemeği süt danasından hazırlandığına, nusr-et'te de bu ürünler satıldığına göre süt danası ürünü satıyorlar demektir. yani süt danası ürünü satmak o kadar vakayı adiyedendir ki, bunu delillendirmeye, kaynaklandırmaya gerek bile yoktur.
süt danasına hayır, bu kadar yoğun et empozesine de hayır. günlerdir reklamı yapılan bu mekana yönelik bir vejetaryen olarak karşı ataklarım devam edecektir."

demişim bir süre önce bu mekanda süt danası ürünü sunulmadığını iddia eden, hobi olarak avcılık yapan, entry'lerinin yoğun bir kısmı avcılığa ve avcılık empozesine, anılarına, detaylarına ayrılmış bir avcı yazarın entry'sine cevaben. söz konusu yazar şahsen tanıştığı bu lokantacılardan süt danası ürününe yer verip vermediklerini sorup burada açıklayacağını yazmıştı. herhangi bir bilgi gelmedi bu yönde hayli uzun süre geçmesine rağmen.



şimdi, uzman aşçılar tarafından t-bone steack ve new york steack denen zımbırtıların süt danası ürünü olduğu belirtiliyor. yani bu yemekler ancak süt danası ürününden yapılır, batasıca usulü budur. bu mekanda da bu yemekler menüde mevcut. bu durumda kolaylıkla bu mekanın süt danası ürünü sattığı anlaşılır. ama usulüne aykırı olarak bu yemekleri süt danasından yapmıyorlar ve böylece hiç bir şekilde süt danası ürünü kullanmıyorlarsa bunu zaten sürekli gündeminde bulundukları medya aracılığıyla veya sözlüğü mesken tutmuş "paralı askerleri" ve/veya müşterileri aracılığıyla açıklayabilirler. bunun dışında, yine sitelerinde hiç bir şekilde süt danası kullanmadıklarını beyan edebilir, böylece kamuoyunu aydınlatabilirler. uzun bir süredir bu mekanın süt danası ürünlerinden elde edilen yemeklere menüsünde yer vermesi gerçeğine dayanarak süt danası kullandığına yönelik, süt danası vahşeti konusunda bilinçlendirme yapmak amacıyla yazmakta olan şahsım da böyle açık ve net bir bilgi sunulması halinde ilgili mekanın süt danası kullanmadığı yönündeki beyanlarına yer veririm ilgili yazılarımın altında. bu yapılmadığı ve
t-bone steack/new york steack yemeklerinin süt danasından yapıldığını bildiğim sürece bu mekanın süt danası kullandığı yönünde düşüncelerime yer vermeye devam edeceğim.
(bkz: süt danası vahşeti)

ek: sözlükte sabah akşam bu mekanın viral reklamını yapan, aklıbaşında herkesin tepkisini çeken ve bu yönüyle midemi bulandıran şahsı sözlük yönetimine şikayet ederek, hakkında gerekli işlemin yapılmasını talep ettim. tabi, ilgili şahıs sözlük yönetimiyle zaten anlaşmalı değilse bu hususta, hakkında daha önce çeşitli kurum/kuruluş/şahıslara entry satan nick'ini hatırlamadığım yazara uygulanan ilgili yaptırımın uygulanması gerekmektedir. o olayla bu olayın arasında hiç bir fark bulunmamaktadır çünkü.
sabah akşam, hakkında entry girilmediğini fark eder etmez, entry giren ve tepki gösterenlere "eğleniyorum yeeeaaa...." diye inandırıcılıktan uzak bir şekilde yanıt veren şahsa bu basit davranışı nedeniyle söyleyecek söz bile yoktur bu durumda. son derece rahatsızedici ve irrite edici olduğunu bilsin yeter.
eğlenmek için binlerce başlık varken, ısrarla günlerdir bu başlığı mesken tutmuş olmasını "eğlence" ile açıklaması tamamen inandırıcılıktan uzaktır.

not: avcı ile reklamcıbaşı işbaşında.