8 Mart 2013 Cuma

NUSR - ET



sadece yüksek fiyatlarına vurgu yapılarak eleştirilmesini şu gerçeği biliyorken normal karşılayamadığım yer.
  02:15'e dikkat:
süt danası denen vahşet ürününe bolca yer vermesi, topluma süt danası adlı işkence mamulünü empoze etmesi ile tüm antipatimi üzerine toplamış bulunan zımbırtı.
bir daha gittiğinizde (ki, görüldüğü üzere sııııkça ve booolca gidiyorsunuz) süt danası ürününden elde edilen yemekleri önünüze getirdiklerinde süt danası denen etin nasıl elde edildiğini sormanızı öneririm. yanıtlarını pek merak ediyorum. çünkü bu soruya vicdan ve izan sahibi bir insanın makul bir cevap vermesi mümkün değil. ayrıca süt danasını süt kuzusu gibi bir kelime olarak algılayanlar için: (bkz: öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler/@earthlings)
süt danası işkencesi hakkında detaylı bilgi ve görsel destekli yazı için: http://www.turseng.com/...i-iskencesi-sut-danasi.html

not: madem bir anda anlayamadığım bir şekilde hakkında "gittik, yedik, içtik, tıkandık, nefes alamaz hale geldik, üç kuruş ödedik çıktık, herkes gidebilir, öyle pek gidilmeyecek bir yer gibi değil. gidin mutlaka" şeklinde, utanmasa ödediği hesapla verdiği bahşişin görselini ekleyecek olanlar tarafından hergün reklamı döndürülüyor sözlükte, ben de hergün anti reklam entry'si girerek 1/1000 şeklinde tepki göstermiş olayım bu dehşetengiz mekana.



İPEK BÖCEĞİ VAHŞETİ

peter singer'in haklı ve yerinde bir söylemle hayvan haklarında en önemli unsurun acı duyma olduğunu vurguladığını hatırlatır. insan dışındaki canlıların da acı duymasının söz konusu olduğunu bir an bile unutmamak gerekmektedir. insan dışındaki tüm canlılara acı veren, işkence, şiddet, vahşet sonucunda elde edilen her ürünün, bu ürüne yönelik ticaretin hayvan hakları ihlali oluşturması hasebiyle ivedilikle yasaklanması gerekmektedir gerekli yasal düzenlemeler yapılmak suretiyle.


                                                       ********

yaratılan her canlının yaşam hakkı olduğunu ve acı çektiğini belirtir. aynı acı, böcek diye önemsenmeyen, acı çektiği bilinse bile sırf daha farklı "lezzetler" tatmak uğruna canlı canlı kaynar suya atılıp haşlanan istakozları hatırlatır.
ortaçağ'da, kaynağını hatırlamadığım bir yazıda köpeklerin herhangi bir uyuşturma, sedatif, anestezi uygulanmaksızın bilim adamları tarafından canlı canlı ortadan kesilip biçildiği ve acıdan bağıran canları halka gösterilerek aslında acı duymadıkları, nasıl ki bir saat açıldığında içinden çeşitli sesler gelmekteyse, bu canların da aynı şekilde içleri açıldığı için ses çıkardıkları anlatılırdı, yoksa acı duydukları için değil. bilim çağında, yüksek medeniyette olmamıza rağmen halen canların acı duymadıklarının düşünülmesi, acı duydukları bilinse dahi önemsenmemesi nedeniyle, çağımızın, hayvanların insanlar gibi acı duymadıklarının kabul edildiği o dönemlerle - ortaçağ karanlığı ile ne kadar benzeşmekte olduğu düşünülmektedir tarafımdan.