20 Şubat 2013 Çarşamba

yuva arayan engelli hayvanlar - candostunu kaybeden 10 can

gördüğüm andan beri aklımdan çıkmayan, epey üzüldüğüm bir haberin konusu da olabiliyorlar. şöyle ki, linkteki her biri özel sebeple alınıp bakılmış, ölüme terk edilmemiş olan, bir kısmı görme engelli, biri böbrek hastası, özetle keyfi olarak eve doldurulmuş değil, benim her zaman savunduğum gibi bir engelleri, hastalıkları, sokakta kalsa ölecek olmalarına sebep olan bir özellikleri nedeniyle eve alınmış olan 10 kedican, kendilerine gayet iyi bakan yaşlı candostları vefat edince ortada kalmışlar. şu an izmir/konak veteriner işleri müdürlüğünde kendilerine ayrılmış küçük bir yerde yaşama tutunmaya çalışmakta, kendilerine tekrar sıcak yuva verecek iyi kalpli insanları beklemektedirler. benim üzüldüğüm nokta şu oldu. zaten candostunu kaybetmenin verdiği üzüntü bir taraftan, diğer taraftan bir kısmının özel bakıma muhtaç olması, öte taraftan da bir anda alıştıkları tüm düzenin değişerek ortada kalmaları. candostları olan iyi kalpli bayan vefat etmeden önce canları mutlaka sahiplendirilmesine, asla sokağa bırakılmamasına yönelik bir de vasiyetname bırakmış. ki, zaten sokağa bırakılamayacak durumdalar canların hepsi, eve alışkın hayvanların sokağa terk edilmesi mutlak ölüm anlamına gelir her zaman, hele de görme/fiziksel engelleri mevcutsa.
şimdi, izmir ve civarında ikamet eden hayvan haklarına duyarlı herkese bu bayanın vasiyetinin yerine getirilmesine yardımcı olunmasını, evi müsait olanların, limitini doldurmayanların mutlaka bu canlardan birisine-ikisine yuva vererek, tekrar mutlu olmalarını sağlamasını önermekteyim.
http://www.turseng.com/...ybeden-10-kedican-yuva.html iletişim bilgileri ve kedicanların bazı resimleri linkte.










19 Şubat 2013 Salı

izmir çandarlı'daki itlafa dair şikayet dilekçesi - 2


bugün izmir il orman ve su işleri müdürlüğünden aşağıdaki abuk yanıtı almış bulunduğumuz şikayet başvurusu.

"çandarlı beldesindeki şüpheli hayvan ölümleri iddiası ile ilgili olarak şube müdürlüğümüzce dikili kaymakamlığı’ndan bilgi istenmiştir.
kaymakamlıkça müdürlüğümüze gönderilen cevabi yazıda; söz konusu iddialarla ilgili olarak yeterli delil bulunamadığından herhangi bir yasal işlem yapılamadığı, ancak ilgili belediye ve yetkililerin bilgilendirilerek uyarıldığı belirtilmiştir."

ilgili entry'deki linkte ocaktan itibaren beldenin çeşitli bölgelerinde onlarca zehirlenmiş, ölü veya ölmek üzere olan çok sayıda köpek bulunurken/bulunmaya devam ederken, izmir il orman ve suişleri müdürlüğünün araştırma bile yapmadan böyle abuk ve anlamsız yanıt yazması inanılır gibi değil. ilgili linkte sadece br kısmını ekleyebildiğim onlarca zehirlenmiş cana ait delil niteliğinde resim görseli mevcuttur, dilekçeye de eklenmiş olan bu delillere rağmen, yeterli araştırma yapmadan, sadece bir günde, yıldırım hızıyla yukarıdaki yanıtı gönderen bu müdürlüğü kınıyorum görev ihmalleri nedeniyle.
bu da söz konusu olaya tepki gösterenlerin, sadece ad, soyad ve iletişim bilgilerini ekleyip, ilgili dilekçeyi emailin içine resimlerle birlikte kopyalayıp gönderenlerin sayısının az olduğuna işaret etmektedir. zira, bunca yıllık deneyimimle bir hayvan hakları ihlaline tepki ne kadar büyük olursa, olaya yaptırım uygulamaya yetkili makamın ilgisinin de aynı oranda yoğun olduğunu bilmekteyim.

bu arada deprem yaşamış olan van il orman ve suişleri müdürlüğü ile deprem nedeniyle kapalı unutulan, aç susuz, kendi kaderlerine bırakılan van kedilerinin yaşamakta olduğu kedievi ile ilgili telefonla yaptığımız görüşmede, tam da görüşme sırasında müdürlüğün binasında deprem hasar tespit çalışmaları yapılırken bile, yetkililer son derece ilgi göstermiş, olayla yakından ilgilenmiş, tarafımızı bilgilendirmişlerdir. (bkz: van kedisi araştırma ve uygulama merkezi/@earthlings)
gel gör ki, izmir il roman ve su işleri müdürlüğü, elindeki geniş imkanlarla ve büyükşehir olmanın getirilerine rağmen hayvan hakları ihlallerine yönelik ezelden beri tarafımca anlaşılmaz şekilde devam eden ilgisizliğini sürdürmektedir.
bundan önce de çok sayıda şikayet başvurusuna "ekibimiz yok bizim" gibi anlamsız yanıtlarla olumlu geri dönmemiş, hayvan hakları ihlallerine yönelik umursamaz tavırlarına devam etmişlerdi.
izmir'de ikamet eden hayvan hakları savunucularına önerim, bu orman müdürlüğü ile ilgili çalışmalar yapmaları, bu orman müdürlüğünü, h.k.k. gereği h.k.k. hükümlerini uygulama görevini, daha kolay yürütülmesi için kendisine devreden orman ve su işleri bakanlığına şikayet etmeleridir.
zira, bu müdürlük kendisine yasa gereği devredilen h.k.k.'nu uygulama görevini gereği gibi yerine getirmemektedir. izmir'de ikamet eden ve olaylara vakıf olan hayvan hakları savunucuları söz konusu ihmalkarlıkları yakinen bildikleri için bu tür bir şikayet başvurusunu da kendilerinin yapması daha amacauygun olacaktır.
son olarak bizler de bu vurdumduymaz müdürlüğe görevlerini layıkıyla yapması için baskı yapmaya devam edelim, ilgili dilekçeyi yoğun katılımlı olarak gönderelim.