her zaman belirttiğim üzere kedi yamuk gibi insandan korkmayan, canayakın, kendisini sevdiren, insan denen çoğu zaman korkunç olabilen mahlukattan kaçmayan ve/veya görme/fiziksel engelli canların insan kaynaklı tehlikelere diğerlerine göre daha fazla açık olması hasebiyle, görüldükleri yerde alınarak güvenli bir ev veya bahçeye alınmak suretiyle koruma altına alınması gerekliliğini bir an bile aklımızdan çıkarmamamızı sağlayan kedi katli hükümlüsü.
bilindiği üzere bu kedi katilinin 2 yıla yakın yargılama sonucunda suçu sabit görülmüş, ancak yargılama döneminde pek naif olduğu için sürekli hasta olup duran, böylece duruşmaların ertelenmesine sebep olan, nihayetinde 11. duruşmada karara varabilen, tck 151/1-2 gereği 4 ay - 3 yıl arasında bir hapis cezası verebilecekken, 3 yıl hapis cezası vermesi halinde paraya çevrilemeyecek ve denetimli serbestliğe tabi tutulmayacakken, bu yönüyle benzer davalar için emsal karar oluşturabilecekken, takdir hakkını ilginç bir şekilde 4 ay - alt sınırdan kullanarak bu kedi katilinin denetimli serbestlik kapsamında değerlendirilmesini sağlayan hakim sayesinde bu şahıs bu 4 aylık hapis cezasını ıslahevinde geçirmemiş, kararın açıklanması geri bırakılmıştı. özetle, bu kedi katili kedi yamuk'a sahip çıkan gerçek insan ahmet hüsnü arda barana, 1000 tl tazminat ödemiş, (bu tutar kendisi tarafından bir barınağa bağışlanmıştır), başka da dünyevi bir yaptırıma tabi tutulmamıştır. kedi yamuk'un ayaklar altında ezilerek öldürülmesinin bedeli - bizlerin beklediği, umut ettiği, çok dilediği üzere 3 yıl hapis cezası değil, sadece 1000 tl adli para cezası olmuştur. olayımızda somut tek yaptırım budur bu ufuk günaydın adlı hayvan düşmanına.
bu nedenle caydırıcı bir dünyevi yaptırım uygulanmayan bu şahsa özel, okul, sosyal yaşamında sürekli boykot uygulanması, sosyal ve yazılı/görsel medyada her daim gündemde tutulmak suretiyle unutulmaması/unutturulmaması şarttır, elzemdir, gerekliliktir hayvan hakları adına. sözlükte de bununla aynı okulda eğitim görenler olduğunu okumuştum diğer entry'lerde, özellikle bu şahısların diğerlerine göre daha bilinçli olması ve bunun kedi yamuk'a yaptıklarını unutmaması, okulda da unutturmaması, sürekli boykot'un sürdürülmesini, bunun bu büyük günah/suçuna rağmen mutlu mesut, hiç böyle bir olay yaşanmamış gibi gereksiz yaşamına rahatlıkla devam etmemesini sağlaması gerekmektedir.
akibetlerinin bu zavallı can kedi yamuk gibi olmaması için duyarlı insanlar tarafından koruma altına, geçici bir yuvaya alınan bu iki canın sahiplenmesini önermekteyim bir candostu edinmek isteyenlere:
23 Aralık 2012 Pazar
ufuk günaydın - yeni yazı
yarı felçli, dişsiz, yaşlı ve felci nedeniyle boynu yamuk olduğu için ismi yamuk olan, zavallı engelli kedicanı - ki, hala resimlerine bakarken gözlerinden gözlerimi kaçırmaya devam etmekteyim, kendisine yapılanları engelleyememiş olmanın verdiği üzüntüyle (bkz: yamuk/@earthlings) - ezerek öldürme suçunu işleyen, takdir hakkını bu kedi katiline asgari sınırdan ceza vermek suretiyle kullanan hakim sayesinde, denetimli serbestliğe tabi tutulan, özetle hayatında herhangi bir olumsuzluk ortaya çıkmadan yaşamaya devam eden şahıs.
bu şahsın bu menfur eylemi sayesinde, sokakta yaşama tutunmaya çalışan kedi yamuk gibi engelli canların ivedilikle sahiplenmeleri gerektiği, sahiplenmede engelli hayvanlara öncelik verilmesi ilkesinin her zamankinden çok daha fazla önemsenmesi gerektiğini bir kez daha anlamış ve vurgulamış olduk.
inançlı bir insan olarak belirttiğim üzere bunun gibi hayvan düşmanlarını allah (c.c.)a havale etmekte, bu dünyada kamu vicdanını tatmin etmekten uzak yaptırımlara tabi tutulmalarına rağmen, ahirette hesaba çekileceklerini, diğer ve sonsuz dünyada bu masum canlara yaptıklarının bedelini sonsuz yaşamda sonsuz eziyete maruz kalarak ödeyeceklerini bilmekteyim.
bir din alimi kendisine muhtemelen teselli ve teskin edilme amacıyla, "ölümden çok korkuyorum, ahiretimden, akibetimden endişe ediyorum" diyen talebesine, "korkma, titre ve öl" demiştir. meali: endişe etmekte haklısın, bu dünyada yaptığımız günahların, hakka girmelerin, haksızlıkların bedelini öbür dünyada elbette ödeyeceğiz, bu dünyada yaptıklarımızdan elbette hesaba çekilecek, bu yaptıklarımız yanımıza kar kalmayacaktır, bu nedenle akibetinden, ölümden korkmakta haklısın, bu o kadar büyük bir hesap günü olacak ve o hesap gününde yaşananlar o kadar ağır olacak ki, gerçek ağırlık derecesini bilsen sadece korkmakla yetinmez, o büyük hesap gününün vereceği endişeyle titrer ve ölürdün demektir.
şimdi, bu kedi katiline geri dönersek, "kedi katili, hayvan düşmanı, insan fazlası, insanlık defosu şahıs, yaptıkların yanına kar kalmayacak, boşuna mutlu mesut gezip dolaşma, rabbimin yarattığı masum, engelli, zavallı bir canı ayaklarının altında ezmenin cezasını ahirette fazlasıyla ödeyeceksin. hayatını dini değerlere uygun olarak, dini çerçevede, bir karıncayı bile incitmeden geçiren bir dindar talebenin korktuğu hesap gününden, akibetinden senin gibi bir katilin haydi haydi korkması, hem de nasıl bir şiddette korkması gerektiği apaçık ortadadır".
kendisine sarayın bahçesindeki ağaçları saran karınca istilası konusunda danışan kanuni'nin sorusu ve hocası ebussuud efendi'nin verdiği cevap bu şekildedir:
"meyve ağaçlarını sarınca karınca
günah varmı karıncayı kırınca?"
"yarın hakkın divanına varınca
süleyman'dan hakkın alır karınca."
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
