düzenli olarak gidip beslediğimiz, kısırlaştırma işlemlerini yaptırdığımız, en kötü koşullarda bulunan canlar olması hasebiyle en fazla önemi verdiğimiz, çoğunluğunu köpeklerin oluşturduğu sahipsiz ve sahipli hayvanlar.
bu canlar aşağıdaki linklerde görülebilir:
http://turseng.blogspot.com/...mama-dagittigimiz.html
http://turseng.blogspot.com/...mama-dagittigimiz.html
http://turseng.blogspot.com/...nde-mama-dagitimi.html
http://turseng.blogspot.com/...su-sahipsiz-sokak.html
daha önce de belirttiğim üzere en kötü koşullarda bulunan, aç susuz kalan, eziyet gören, önemsenmeyen canlar buralarda yaşama tutunmaya çalışır. sanayi bölgelerinin adeta her türlü denetim ve incelemeden bağımsız bölgeler olarak faaliyetlerine devam etmesi hasebiyle incelemek ve denetlemekle görevli resmi kurumlar ve hayvan haklarına duyarlı insanlar tarafından önemsenmez, dikkate alınmaz buralardaki canlar.
bizim de buralardki canların bu kadar kötü koşullarda bulunduğundan haberimiz yoktu, tamamen tevafuk eseri haberimiz olunca, buralara gidip canların durumunu gözlerimizle görüp, yakinen öğrenince sürekli gidilmesi gereken yerlerin listesine eklemiş olduk.
bu bölgelerde sahipli ve sahipsiz olmak üzere iki tür can yaşamaktadır. şöyle ki, bazı işletmeler/şirketler sahipli köpeklerini, kurumlarını korumak üzere özel yaptırdıkları kulübelerde, alanlarda yada kapı girişinde bulundururlar.
sahipsiz canlar ise ortada gezinen, herhangi bir sahibi bulunmayan, kimse tarafından beslenmeyen, gözetilmeyen canlardır.
bu bölgelerde yaptığımız araştırma ve gözlemler sonucunda hem sahipli, hem de sahipsiz canların aç susuz bırakılmak, eziyet edilmek, tecavüz, yaralama ve öldürmeye maruz bırakılmak üzere çeşitli kötü muamelelere tabi tutulduğunu tespit ettik.
her ilde sanayi bölgeleri mevcut olduğundan ve biz sadece ankara'daki sanayi bölgelerini kontrol ettiğimizden, tüm hayvan haklarına duyarlı insanlara önerimiz kendi illerindeki sanayi bölgelerini bizim yaptığımız gibi gidip kontrol etmeleri, kötü muameleye maruz bırakılan canların kurtarılmalarına vesile olmak için çaba göstermeleridir.
sahipli hayvana bizzat sahibi tarafından kötü muameleye tabi tutulması ile ilgili detaylı açıklamalar bu başlıkta, bu hususta hukuki değerlendirmeleri okuyarak bilgi edinmek isteyenler için: (bkz: hayvana sahibi tarafından eziyet edilmesi).
sahipli ve sahipsiz hayvanlara kötü muamele bize göre suçu, maalesef mevuzata göre kabahati farklı müeyyidelere tabi tutulmuştur kanun koyucu tarafından. bu yüzden hayvan hakları savunucusu hukukçu olarak iki farklı dilekçe hazırlamış bulunuyorum.
14 Kasım 2012 Çarşamba
12 Kasım 2012 Pazartesi
vejetaryen mutfağı - qelye ve kabaklı pilav
harry potter misali her türlüsünü sevdiğim balkabağından yapılan ve azeri mutfağının bir armağanı olan gelyenin de dahil edildiği deneyim.
gelye için bir miktar balkabağı ve kuru börülce ayrı tencerelerde haşlanır. devamında soğan kavrulur, haşlanmış bulunan balkabağı ve kuru börülce kavrulmuş soğanın üzerine eklenir. bir süre sote edildikten sonra, bu yemeğe nar tanecikleri ilave edilir. bir süre daha tüm malzemeler birarada pişirildikten sonra yemek sevrise hazır oluyor. azeri mutfağında türkiye mutfağından farklı olarak meyveye çok fazla yer verilmekte olup, bu yönüyle domatesi keşfedene kadar yemeklerini meyve ile tatlandıran osmanlı mutfağı ile benzerlik göstermektedir. örn. 100 civarında çeşidi olan ünlü azeri pilavının çok sayıda çeşidinde kuru erik, kuru üzüm (beyaz ve siyah), kayısı ve kestaneden, çok sayıda yemekte bolca cevizden yararlanılmaktadır.
yine balkabaklı pilav da vejetaryenlerin gönül rahatlığıyla tüketebileceği lezzetlerdendir. bu pilav çeşidinde, süzme yöntemiyle pişirilen pirinç pilavı, ayrı bir tencerede önce haşlanıp, sonra bir süre tavada yağla sote edilen balkabağı ile birlikte tüketilir. azeri mutfağında süzme pilav geçerli olup, türkiye mutfağında yoğun olarak kullanılan çekdirme yöntemi 100 civarında çeşidi olan pilavdan sadece bir çeşidini oluşturmaktadır.
balkabaklı diğer yemekler için (bkz: kabak gözlemesi)
gelye için bir miktar balkabağı ve kuru börülce ayrı tencerelerde haşlanır. devamında soğan kavrulur, haşlanmış bulunan balkabağı ve kuru börülce kavrulmuş soğanın üzerine eklenir. bir süre sote edildikten sonra, bu yemeğe nar tanecikleri ilave edilir. bir süre daha tüm malzemeler birarada pişirildikten sonra yemek sevrise hazır oluyor. azeri mutfağında türkiye mutfağından farklı olarak meyveye çok fazla yer verilmekte olup, bu yönüyle domatesi keşfedene kadar yemeklerini meyve ile tatlandıran osmanlı mutfağı ile benzerlik göstermektedir. örn. 100 civarında çeşidi olan ünlü azeri pilavının çok sayıda çeşidinde kuru erik, kuru üzüm (beyaz ve siyah), kayısı ve kestaneden, çok sayıda yemekte bolca cevizden yararlanılmaktadır.
yine balkabaklı pilav da vejetaryenlerin gönül rahatlığıyla tüketebileceği lezzetlerdendir. bu pilav çeşidinde, süzme yöntemiyle pişirilen pirinç pilavı, ayrı bir tencerede önce haşlanıp, sonra bir süre tavada yağla sote edilen balkabağı ile birlikte tüketilir. azeri mutfağında süzme pilav geçerli olup, türkiye mutfağında yoğun olarak kullanılan çekdirme yöntemi 100 civarında çeşidi olan pilavdan sadece bir çeşidini oluşturmaktadır.
balkabaklı diğer yemekler için (bkz: kabak gözlemesi)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)