22 Haziran 2012 Cuma

ufuk günaydın -3. ve 4.

sahipsiz hayvanlara yönelik işlenen suçların kabahatler kanununun kapsamından çıkarılıp, t.c.k. kapsamına alınması durumunda canlara yaptığı eziyetlerden idari para cezası ile kurtulamayacak olan şüpheli.
----------------------------------------------------------------------------------------------
fail ve mağdurdan oluşan bu şiddet olayında failin hayatının zindana dönüştüğünden, faile abartılı toplumsal linç uygulandığından endişe edenlere, failin gayet mutlu mesut yaşamına devam ettiğini, ankarada olayların ilk çıktığı zamanda sözü edilen aile hamburgercisinde muhtemelen hamburgerlerini satmaya devam ederek para da kazandığını, tek bir insan evladı tarafından kendisine en ufak bir zarar verilmediğini, bir canın hayatını almasına rağmen kendi çer-çöp hayatına devam ettiğini bildirmekten hiç memnun olmadığım şüpheli. olayın failine hiç bir zarar gelmedi merak etmeyin, tek zarar mağdur yamuk'a geldi.

yarı felç olduğu için adına yamuk denilen, dişsiz, engelli, tam da uyku mahmuru olduğu, kendisini savunamadığı bir anda başı ezilerek, azap içinde öldürülen, kanı kaldırımlardan akıp giden yavrucağa oldu tüm zarar.
onu bu şekilde öldüren kedi düşmanı ise olayın ertesinde, zavallı kediciği olay gününe kadar koruyup gözeten büfe sahibine laf atacak kadar korkusuzdu. hani bu katile bir zarar gelecek diye endişe ediyorsunuz ya, hiç endişelenmeyin işte, gördüğünüz gibi kendisinin herhangi bir korkusu yok bu konuda, olayın olduğu bölgede bile etrafındakilere laf atacak kadar rahat bir gözüdönmüş.
olayın yaşandığı dönemde çaylaktım, sadece girip girip entryleri okuyabiliyordum. o an yazar olup buraya entry girmeyi ne kadar çok istediğimi bilemezsiniz. bazen iki ay yeni entry girilmediği oluyordu bu başlık altına, böyle durumlarda çok üzülüyordum, artık unutuluyor diye. kendi kendime söz verdim, yazar olduğumda sürekli buraya entry girerek olayın unutturulmaması için uğraşacaktım. yazar olduğumda da ilk entrym bu kedi düşmanıyla ilgili oldu. o anda benden daha mutlu bir insan varmıydı bilmiyorum.
bu arada adımız hayvansever değil, her birimizin farklı adı var, her insan gibi. yalnız hayvan hakları savunucuları olarak ortak bir paydada birleşiyoruz. hayvanlarla insanların eşit olduğu bir paydada.
bu hayvan düşmanına bir zarar gelebilir diye endişelenlere bir de şunu hatırlatırım, bu olay nedeniyle ne kadar kızgın olursa olsun, hiç kimse bu katile bir zarar vermez, çünkü bu katil bir insan, bu katile yönelik işlenecek suçlar da t.c.k. kapsamında değerlendirilir. yani hapis, ağır hapis, müebbet hapis gibi cezaları var, bir hayvana yönelik işlenen suçlardan farklı olarak. sahipsiz hayvanlar ise hala ısrarla kabahatler kanunu kapsamında değerlendirilmektedir, bu katiller sahipsiz hayvanları öldürse de, şiddet de uygulasa, tecavüz de etse, en fazla sokağa tükürenle aynı idari para cezasını alırlar. işte bu sebeple tüm hayvan hakları savunucuları olarak hayvanları koruma kanununun kabahatler kanunu kapsamında çıkarılıp t.c.k. kapsamına alınması için uğraşıyoruz. bir daha bu yavrucaklar eziyet görmesinler diye, şiddet ve tecavüze uğramasınlar diye.
bir daha ufuklar yamukları ayaklarının altına alıp ezmeden önce hapis cezası alabileceklerini düşünüp bundan vazgeçsinler diye.

ufuk günaydın - 5.

büfe sahibi ahmet hüsnü arda baranın gözetip koruması, beslemesi, kısırlaştırması, tedavi ettirmesi, özetle sahip çıkması sayesinde sahipsiz sokak hayvanı olarak değil, sahipli hayvan olarak değerlendirilmiş olan kedicik yamuk'u işkence ile öldürdüğü için 12 nisan 2011 tarihinde izmir'de yargılanacak olan hayvan düşmanı. kedicik bu iyi kalpli büfe sahibi tarafından gözetilip korunmasaydı, sahipsiz sokak hayvanı olarak değerlendirilecek ve de bu olayın faili kapalı yerde sigara içenle aynı muameleye tabi tutularak, idari para cezası ile olaydan kurtulacaktı. bu da, hayvanları koruma kanununun kabahatler kanunu kapsamından çıkarılıp, t.c.k. kapsamına alınana kadar, sokaklarda yemek vererek baktığımız, koruyup gözetlediğimiz sahipsiz sokak hayvanlarının sahibi olarak değerlendirilmemizin önemine vurgu yapmaktadır. sokaklarda baktığımız sahipsiz hayvanların başına bu tür olaylar geldiğinde faillerin idari para cezası ile kurtulmasını istemiyorsak, belediye veterinerliğinden bu sokak hayvanları için karne çıkarttırmamız yeterli olur. elimizde bu sokak hayvanlarının karnesinin olması durumunda, bu hayvanların sahibi olarak haklarımızı t.c.k. kapsamında arayabiliriz. sadece işkence edilme, öldürülme, yaralama, tecavüz gibi olaylarda değil, yoğun olarak karşılaştığımız araba ile çarpıp kaçma, zehirleme gibi olaylarda da sokaklarda baktığımız canların haklarını hukuki yollardan arayabiliriz.
ama, her halükarda en kalıcı ve en kapsamlı çözüm, hükümet yetkililerinin hayvan hakları savunucusu sanatçılarla düzenlenen toplantıda seçimden sonra yapılacağı kaydıyla, kesin söz verdikleri gibi, hayvanlara yönelik işlenecek suçların kabahatler kanununun kapsamından çıkarılması, tamamen t.c.k. kapsamına alınmasıdır.
bilindiği gibi, sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik işlenen suçlar - hayvanları koruma kanunu kapsamındadır, yaptırımı - idari para cezasıdır, suç sabıkaya işlenmez, sahipli hayvanlara karşı işlenen suçlar - t.c.k. kapsamındadır, yaptırımı - adli para cezası, hapistir, suç sabıkaya işlenir.