hayvan hakları savunucusu hukukçular yerine, kalbinde hayvan sevgisi bulunmayanlar tarafından yeni ölüm yasası tasarısı şeklinde hazırlandığı için maalesef gerçekleşmeyen, bu tür hayvan düşmanları yüzünden gerçekleşmesi ütopyaya dönüşen realite.
bizler prioritetli olarak h.k.k.'nun tamamen tck kapsamına alınmasını talep etmekte iken, bu gerçekleşmemiş, en azından h.k.k.'da düzenlenen hayvanlara ilişkin yasakların yer aldığı h.k.k. madde 14'ün bütünlükte tck kapsamına alınması talebimiz de yerine getirilmemiş, bilakis mevcut, yürürlükte bulunan h.k.k.'daki haklar da zavallı canların elinden alınmış, yasa adeta ölüm yasası haline getirilmiştir.
bir hukukçu olarak hayvan hakları ve anayasa adlı avukatlık staj bitim çalışmamda da önerdiğim gibi, sadece madde 14 değil, h.k.k.'da hayvan hakları ihlali oluşturan tüm eylemlerin tck'ya alınması gerekirdi. örneğin, yasadışı kulak, kuyruk kesimi, yasadışı deney gibi hayvan hakkı ihlali oluşturan tüm eylemler tck'ya alınmalıyken, sadece hayvana tecavüz ve işkence, öldürme suçunun hapis cezası ile mühakime edileceği öngörülmüştür. bunun müeyyidesi de 1 yıla kadar hapis cezasıdır ki, 3 yıl altındaki hapis cezaları adli para cezalarına çevrilmektedir. ki, zaten halihazırdaki haliyle bile h.k.k. bu tür suçlar için para cezası öngörmektedir. yani, yeni tasarı hayvan hakları yararına yeni bir düzenleme getirmemiştir. tamamı hayvan düşmanlığı içermektedir. bu yeni yasayı da otuzu aşkın hayvan hakları stk'sı protesto etmektedir. haytap hariç. zaten etkin bulmadığım bu kurum bu tavrıyla hayvanların yanında yer almadığını açıkça ortaya koymuş ve tüm hayvan hakları savunucularının tepkisi üzerine toplamıştır.
özetle, türkiye'deki tüm stk'ların yetersiz ve pasif olması yeni düzenlemeyi hayvan hakları aleyhine kolaylıkla getirebilmesine olanak vermiştir yasakoyucunun.
12 Haziran 2012 Salı
5 temmuz 2012 ufuk günaydın onuncu duruşması
değişen herhangi bir durum sözkonusu olmadığından 8. duruşması için yazdığım entry'yi alıntılayarak tanımladığım duruşma.
bilindiği üzere 17 mayıs - 8. duruşma hakimin mutat hale gelen rahatsızlığı gereği yine ertelenmişti 24 mayısa. 24 mayıs'ta 9. duruşma görülmüş ve 5 temmuz'a, vahşice öldürülen "kedi yamuk'un belirlenen değerinin ödenip ödenmeyeceği "izmir'de - eğitimi"ne devam etmesine rağmen duruşmalarda hazır bulunmaya tenezzül etmeyen- ufuk günaydın'a sorulsun" şeklinde bir gerekçeyle ertelenmişti.
"09.10.10 tarihinde vuku bulan kedi yamuk'un işkence edilerek öldürülmesi olayının üzerinden 1,5 yıl geçmesine rağmen sürekli ertelenmesi hasebiyle neticelendirilemeyen davanın "son diyelim son olsun" mantığıyla inşallah son duruşması.
sırf bu 1,5 yılda bize göre tüm canlıları katletmiş gibi olan bu suçun, t.c.k. kapsamında karşılığı "nas-ı ızrar"* olduğundan basit bir mala zarar verilmesi suçunu oluşturması hasebiyle, bu kadar yine bize göre önemli, mevzuata göre "basit" davanın en iyi ihtimalle 8 duruşmada sonuçlandırılacağı göz önüne alındığında, yeni yapılacak yargı düzenlemesiyle, hakimlerin sonuçlandırdıkları dava sayısına göre yani nitelikten ziyade niceliğe göre derece artışına tabi tutulacaklarına yönelik yeni yasama faaliyetlerini desteklemekteyim.
çünkü, hakimlerin terfi değerlendirmesinde dikkate alınacak unsur bitirdikleri, sonuçlandırdıkları dava sayısı olduğunda, bu tür bir mala zarar davasının 8 duruşmaya yayılması söz konusu olmayacak, geciken adalet adalet değildir sözü gereği, adalet daha hızlı tecelli edecek, adil yargılama ilkesinin ihlali nedeniyle türkiye'nin sicili aihm-de kabarmayacak, en son üzücü olayda olduğu gibi sivas katliamının beş sanığı türünden sanıklar zamanaşımından yararlanmayacak, tutukluluk süreleri kısalacak, özetle yargılama daha hızlı ve efektif olarak gerçekleşecektir.
kedi yamuk'un kaldırımlardan akan kanı 1,5 yıldır yerde kalmayacak, hakimler mala zarar davasını 8 duruşmaya yaymayacak, sıklıkla "uf" olmayacak, "ne de olsa ertelerim" düşüncesiyle dosyayı okumadan duruşmaya gelmeyecek, bu davanın 4. duruşmasında olduğu gibi "yamuk kim?" gibi hayvan hakları savunucularının kalbini acıtan o soruyu sormayacaktır.
nicelik önemli, ama türkiye gibi uzun yargılamaların söz konusu olduğu, insan ve hayvan haklarını ihlal ettiği gerçeği dikkate alındığında, hakimleri ellerindeki dosyaları hızlıca eritmeye yönlendirerek tedbirler almak son derece zaruri olmaktadır.
tabi, bu durumun istisnaları da vardır. ankara adliyesinde bir savcı tarafıma iki çuval göstererek, "süre yetmiyor, dosyaları hızlı bitirmek için hafta içinde küçük boy çuvalla, hafta sonu büyük boy çuvalla eve dosya taşıyor, evde de çalışıyorum" demişti. bu tür görevini layıkıyla insan azmini aşacak şekilde yerine getirenler de var, ama 4. duruşmada "yamuk kim" diye soracak kadar dosyayı okumamış olanlar da.
hakim ve savcı sayısının artırılması da yine önemli tedbirlerden olacaktır bu hususta."
bilindiği üzere 17 mayıs - 8. duruşma hakimin mutat hale gelen rahatsızlığı gereği yine ertelenmişti 24 mayısa. 24 mayıs'ta 9. duruşma görülmüş ve 5 temmuz'a, vahşice öldürülen "kedi yamuk'un belirlenen değerinin ödenip ödenmeyeceği "izmir'de - eğitimi"ne devam etmesine rağmen duruşmalarda hazır bulunmaya tenezzül etmeyen- ufuk günaydın'a sorulsun" şeklinde bir gerekçeyle ertelenmişti.
"09.10.10 tarihinde vuku bulan kedi yamuk'un işkence edilerek öldürülmesi olayının üzerinden 1,5 yıl geçmesine rağmen sürekli ertelenmesi hasebiyle neticelendirilemeyen davanın "son diyelim son olsun" mantığıyla inşallah son duruşması.
sırf bu 1,5 yılda bize göre tüm canlıları katletmiş gibi olan bu suçun, t.c.k. kapsamında karşılığı "nas-ı ızrar"* olduğundan basit bir mala zarar verilmesi suçunu oluşturması hasebiyle, bu kadar yine bize göre önemli, mevzuata göre "basit" davanın en iyi ihtimalle 8 duruşmada sonuçlandırılacağı göz önüne alındığında, yeni yapılacak yargı düzenlemesiyle, hakimlerin sonuçlandırdıkları dava sayısına göre yani nitelikten ziyade niceliğe göre derece artışına tabi tutulacaklarına yönelik yeni yasama faaliyetlerini desteklemekteyim.
çünkü, hakimlerin terfi değerlendirmesinde dikkate alınacak unsur bitirdikleri, sonuçlandırdıkları dava sayısı olduğunda, bu tür bir mala zarar davasının 8 duruşmaya yayılması söz konusu olmayacak, geciken adalet adalet değildir sözü gereği, adalet daha hızlı tecelli edecek, adil yargılama ilkesinin ihlali nedeniyle türkiye'nin sicili aihm-de kabarmayacak, en son üzücü olayda olduğu gibi sivas katliamının beş sanığı türünden sanıklar zamanaşımından yararlanmayacak, tutukluluk süreleri kısalacak, özetle yargılama daha hızlı ve efektif olarak gerçekleşecektir.
kedi yamuk'un kaldırımlardan akan kanı 1,5 yıldır yerde kalmayacak, hakimler mala zarar davasını 8 duruşmaya yaymayacak, sıklıkla "uf" olmayacak, "ne de olsa ertelerim" düşüncesiyle dosyayı okumadan duruşmaya gelmeyecek, bu davanın 4. duruşmasında olduğu gibi "yamuk kim?" gibi hayvan hakları savunucularının kalbini acıtan o soruyu sormayacaktır.
nicelik önemli, ama türkiye gibi uzun yargılamaların söz konusu olduğu, insan ve hayvan haklarını ihlal ettiği gerçeği dikkate alındığında, hakimleri ellerindeki dosyaları hızlıca eritmeye yönlendirerek tedbirler almak son derece zaruri olmaktadır.
tabi, bu durumun istisnaları da vardır. ankara adliyesinde bir savcı tarafıma iki çuval göstererek, "süre yetmiyor, dosyaları hızlı bitirmek için hafta içinde küçük boy çuvalla, hafta sonu büyük boy çuvalla eve dosya taşıyor, evde de çalışıyorum" demişti. bu tür görevini layıkıyla insan azmini aşacak şekilde yerine getirenler de var, ama 4. duruşmada "yamuk kim" diye soracak kadar dosyayı okumamış olanlar da.
hakim ve savcı sayısının artırılması da yine önemli tedbirlerden olacaktır bu hususta."
Kaydol:
Yorumlar (Atom)