12 Haziran 2012 Salı

ivana sert


hem kürk giymesine, hem de kürk üretip satmasına, türkçe tek bir kelimeyi bile doğru düzgün söyleyememesine, çetnik selamları çakmasına, kanada'da fok katliamının baş kahramanı olan hatem yavuz'la ortaklığına, sansasyonlarına, kısaca her yönüne antipati duyduğum, kan kokulu ticaretle uğraşmayı marifet bilen şahıs. (bkz: kürk giyen ünlüler)

hangi slav ülkesine giderseniz gidin rusça konuşamıyorsanız, aksanlı konuşuyorsanız küçümsenirsiniz. bu ülkelerde rusça bilmemek en basit tabiriyle cahilliktir. anadilinizin farklı olması, yabancı olmanız bu kanıyı değiştirmez. slav bir ülkedeysen rusça konuşman ve anlaman beklenir, ötesi yoktur. hatta slav ülkesi ile sınırlı değil bu durum. eski sscb bünyesindeki türk cumhuriyetlerinde de 70 yıl süreyle ülkelerinin resmi dilinin rusça olması hasebiyle, asimile olmuş halk için rusça anadil olarak görülür ve anadil gibi konuşulur. örneğin azerbaycan'a gittiğinizde hem sokaktaki halk, hem de yöneticiler arasında kendi anadilini bilmeyen, rusça konuşan çok sayıda insan görürsünüz.
(bkz: azerice/@earthlings)
azerbaycan'a gittiğimde ezelden beri beni rahatsız etmiş olan bu durum iyice gözüme batmaya başlar. sokakta tarafıma rusça soru soranları doğal olarak rusça bilmeme rağmen tersleyip kendi anadilinde konuşması gerektiğini belirtir, gittiğim poliklinikte rus doktorun tarafımla kendi ülkemde azerice değil, rusça iletişime devam etme çabalarına kızar, azerice konuşması gerektiğini, herkesin rusça bilmesine gerek olmadığını vurgular, rusça bilmeyen bir hasta ile kendisi de azerice bilmediğinden iletişimi nasıl sürdüreceğini sorarım.
rusya'ya eşi ve çocuğu ile birlikte bir süreliğine eşinin işi için yerleşen bir türkiyeli bayanla tanışmıştım tatil için ankara'ya geldiğinde. bu bayan rusça bilen birini bulunca rusya'da rusça bilmediği için çektiği eziyetleri anlatmaya başlamıştı hararetli şekilde. örneğin, "markete gittiğimde "tri yaysa" diyorum. adam anlamasına rağmen, anlamazlıktan geliyor, iyi rusça konuşmadığım için gıcıklık yapıyor, anlamadım, ne? falan diyor" diye dert yanıyordu. ben "yaysa değil, yaytsa doğrusu" dediğimde de "ne fark eder, anlaşılıyor işte, yaysa, yaytsa aynı" diyordu. hak verdim kendisine, anlaşılıyor ne demek istediği, ezberlemiş gitmiş o kadar uğraşmış adamın anlamazlıktan gelmesi hoş değil. yaytsa - yumurta demek. tri yaytsa demiş kadıncağız, üç yumurta istemiş yani. rusça aksanı bozuk diye, kelimeyi doğru düzgün telaffuz edemedi diye kadıncağız temel ihtiyaçlarını bile satın almakta zorlanıyor, kendisine zorluk çıkarılıyor.
bunları şunun için belirtiyorum. slav ve türk cumhuriyetlerinde rusça bilmemek ayıpken, rusça bilmeyenler küçümsenirken, bu ivana adlı şahsın türkiye'de on yılı aşkın süredir yaşayıp, türkçe öğrenmemesi, türkçesinin ileri derecede bozuk olması normal değilken, bu bayan bu bozuk türkçe ile program yapıyor, konuşamadığı halde önüne geleni eleştiriyor, bu türkçe konuşamama hali, ayıplanması gerekirken, türkiyeliler tarafından normal bulunuyor, üstüne üstlük sempatik görülüp, takdir ediliyor.
işte ben bunu anlamakta zorluk çekiyorum.



10 Haziran 2012 Pazar

KEDİ

engelli olanlarının evde hiç bir külfet yüklemeden, diğerlerinden herhangi bir farkı olmadan yaşamını sürdürmesine rağmen, sokaklarda maalesef yaşam şansı bulamadıkları can.

bu linkte resmi bulunan can istanbul/fatih'te 1,5 aylık görme engelli yavru kedican bir an önce kendisini sahiplenerek, sokaklarda karşılaşacağı mutlak ölümden kurtulmasına vesile olacak iyi kalpli gerçek insanı bekliyor.
belediyelerin h.k.k. ile kendilerine verilen sokak hayvanlarını kısırlaştırma yükümlülüğünü h.k.k.'a aykırı davranarak yerine getirmemesinden ötürü çok sayıda yavru ve anne sokaklarda vehim şekillde hayatlarını kaybetmektedir.
http://www.hayvansevergazetesi.com/haber_detay.asp?haberID=5176
sokaklarda yaşayan tüm canlar mutlu olacakları sevgi dolu bir yuvayı hakediyor. ancak, soğuktan korunmak için girdiği araçta aracın çalıştırılması ile bacağı parçalanan ve uzun süreli hatalı veteriner tedavisi sonucunda bacağını kaybedince üç bacaklı şebelek olarak bizde yaşamaya devam eden, bu korkunç olay sonrasında üçbacaklı olarak sokakta yaşaması mümkün olmayacağı için doğal olarak, ivedilikle sahiplendiğimiz fiziksel engelli canımıza bakarak, engelli hayvan sahiplenmenin çok daha önemli ve gerekli olduğunu belirtirim.
çünkü, diğerleri sokakta bir şekilde yaşama tutunurken engelli canlar için sokaklar mutlak ölüm demektir.
bu nedenle sokak, sanayi ve barınaklardan can sahiplenirken engelli olanlarına öncelik tanıyalım.
özetle, bu görme engelli can sahiplenilmezse sokağa bırakılacakmış, bu canı kendisini bekleyen mutlak ölümden kurtarmaya vesile olacak iyi bir insan çıkacağından eminim.

üç bacaklı şebelekle ilgili